GİDEN GİDER

Giden gider , kalan kendine sarılır ardı sıra
Zihni uyutmak teni uyutmaktan zor ; yalnızlıkta
Devre biter, oyun kendini yeniler
Ankara’nın sarı günlerinde
İki ayağın topuk sesi, sessizliğimi bozar
Mutlu apartmanına mutluluk
Hangi zaman aralıklarında uğrar
Ve üst kattaki küçük hanım bedenini ,
Altın tepside kaç kimliksize sunar
Yağmurun sesi hangi çığlığı bastırabilir
Yaşar efendi süpürürken terası
Gece sabah arası
Pencere önünde ki begonyalar günışığına açar çiçeklerini
Çocukların sesi duyulmaz olur
Kuşlar ise bahar a erteleyip günlüklerini
Gitmişlerdir
Giden gider , kalan kalır ardı sıra
Naftalin kokulu dolaplar
Güvelenme ihtimaline karşı
Ortalama üstü yaşanmışlıklar.
Yanlış anlamayın komşular
Kapıma uymaz sizin anahtar
Beni göremezsiniz gün ışığında
Işık gözüme çarpınca
Göremem diye karanlıkta ve şafakta
Çamaşırları asarım balkona
Yıkandıkça arınan çarşaflar
Kirli kalma isteğime mutedil olmayan koşullar
Dönüş biletini almayan yolcular
Begonyalar, Kuşlar, komşular
Zulamda birikmiş akşam sefaları
Giden gider , kalan kendine sarılır ardısıra
Zihni uyutmak teni uyutmaktan zor yalnızlıkta..
03/12/2007
